|
Köyüm Benim |
|
 |
| Nurettin SARAÇLI |
| nurettinsaracli@hotmail.com |
| Eğitimci |
| |
|
|
Herkime;dört tarafı dağlarla çevrili,yeşilin bütün tonlarının olduğu şirin köyüm. Kocaman bir çanak.70'li, 80'li yıllar. Yaşanmış yıllarımız. Yokluklar, yoksunluklar. Devrek'in en uzak köyü.1990 yılında Gökçebey'in ilçe olmasıyla köyümüz Gökçebey'e bağlanmıştır. O yıllarda doğru düzgün yol yok, elektrik yok. Şebeke suyu nerde olacak. Buvar(pınar) ve sonradan yapılan çeşmelere devam. Mahrumiyet. Köye, ormancı ve öğretmenden başka yabancı girmemiş. Köyümüzde ne yazık ki hala sağlık personeli yok.
Maden işçiliği yöremizin değişmez yazgısı. Hemen hemen her evde bizim o zamanki deyişimizle bir ocakcı(madenci) vardı. Köyün yıllardır parasal gelir kaynağı orman ve maden işçiliği olmuştur. Artık orman işçiliği bitti, maden işçiliği de bitmek üzere. Son yıllarda gençlerimiz İstanbul, Bursa, Edirne, Ankara(Çayırhan), Bolu(Mengen) illeri başta olmak üzere ülkemizin değişik yerlerinde çalışmak üzere köyden ayrılmak zorunda kalmışlardır. Köyümüz son 10-15 yıldır müthiş bir göç vermiştir. Resmi rakamlara göre 1970 yılında 1.970 olan nüfusu, 2000 yılı nüfus sayımında 1747'ye düşmüştür. Bu şu anlama gelmektedir; o yıllarda nüfus planlamasının da bilinmediği düşünülürse en az 2.000 kişi de köyümüzden ayrı yaşamaktadır.
Bunca göç veren bu topraklarda buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, nohut, yeşil mercimek, fasulye, bezelye, bakla, kümpür(patates), pırasa, biber, kabak, maye(domates) vb. yetişmektedir.
Meyvelerden bolca elma, armut, erik, kiraz vardır. Ayrıca fındık ve incir ağaçları da vardır. Yabani olarak kiren(kızılcık), döngel(beşbıyık), çakal eriği (yabani erik) vardır. O muhteşem ormanımızda kayın, gürgen, ıhlamur, meşe, çam, göknar vb. ağaçlar vardır. Bu ormanın derinliklerinde insanlara inat hala kurt, ayı, tilki, çakal, yabani keçi, domuz, sincap, tavşan, kartal, atmaca yaşayabilmektedir. Büyüklerimiz daha eskiden geyik ve ceylan da yaşadığını ve gördüklerini söylemektedirler. Yanlış okumadınız. Burası Afrika ormanları değil, köyümüzün ormanlarıydı. Doğayı, canlıları nasıl da tahrip etmiş, yok etmişiz... Köyümüzde evcil hayvan olarak inek, öküz, kömüş(manda), koyun, keçi, at, eşek, kedi, köpek, tavuk, gürez(hindi), az da olsa kaz ve ördek vardır. Ne yazık ki bu hayvanların da bir bölümünün nesli kurumak üzeredir.
Genç nüfusun iş nedeniyle dışarıya göçtüğü köyümüzde tarım ve hayvancılık üzülerek belirtelim ki çökmüştür.
. Köyümüzün önümüzdeki yıllarda, hiçbir sanayi kirliliği olmayan tertemiz havası ve doğasıyla, küresel ısınmanın etkilerinin de en az hissedileceği bir emekli cenneti olacağına inanmaktayım. Evet bu gün için birçok ev bomboş; adeta kapılara kilit vurulmuş durumda! Umuyorum o kapılar bir bir açılacak.Çünkü ülkemizde böyle doğal yerleşim yerleri o kadar azaldı ki...
|